Benim en merak ettiğim konu her zamanki gibi malzeme...Bildiğiniz üzere, dayanıklılık açısından kullanılan malzeme çok önemlidir. Harness'lerde ön plana çıkan malzeme Cordura'dır. Cordura, Yamaç Paraşütü kumaşlarında da karşımıza Dupont firmasının ürünüdür. Dupont'un grup şirketi olan Invista Şirketi tarafından üretilmektedir. Belli başlı tüm markalar üretimlerini bir kaç şirkete fason olarak ürettirmektedir. Üretilecek olan Model'în tasarımı ve ArGe'si şirket tarafından geliştirildikten sonra üretim planı ve özellikleri Ava Sport, Turnpoint, Aeorosport gibi firmalara verilmekte ve fason olarak üretimi yaptırılmaktadır. Woody Valley kendi üretim yaptığı gibi Turnpoint'e de üretim yaptırmakta, Gin ise Aerosport ve Woody Valley'i tercih etmekte, Charly Tube ve Zip modellerini kendisi üretmektedir. Üreticiler değişse bile değişmeyen ana malzeme Cordura kumaşıdır. Cordura kumaşı, naylon, polyester ve koton'a göre kat kat daha sağlamdır. Mukayese etmek gerekirse Cordura koton kumaş'a göre 10 kat, polyester'e göre 3 kat, naylon'a göre 2 kat daha dayanıklıdır.
|
Bir çok markaya fason üretim de yapan Avasport'un malzeme seçimi şöyledir;
|
|
CORDURA
|
Harnessler'in imal edildiği ana kumaşta kullanılmaktadır.
|
|
DURAFLEX
|
Plastik Acetyl aksesuarlar ve harnesslerin belirli bolumlerinde kullanilmaktadir.Yuksek ve dusuk isida ve yuksek basincta National Molding tarafindan test edilmistir.
|
|
OPTI
|
Fermuar
|
|
KOATS
|
Sirtta ve omuzda kullanilan , hava almayi saglayan materyal.
|
|
CHARLY
|
Metal kisimlar, toka, makara, bağlama ve kopçalarda tercih edilmektedir.
|
|
AUSTRIALPIN
|
Metal kisimlar, toka, makara, bağlama ve kopçalarda tercih edilmektedir.
|
Dayanıklılık ve Koruma gibi faktörler çok önemli olmakla beraber rahat olmayan bir harness yer çalışmasının veya uçuşunuzun tüm keyfini kaçırabileceği gibi sizi tehlikeye de sokabilir. Omuz bağları kolayca ayarlanabilir olmalı, bir tarafa ağırlık verirken omzunuzdan kolayca çıkmamalı, benzer şekilde ayak kolonları kolayca bağlanabilmeli, ayarlanabilmeli ve en önemlisi gerektiğinde çok çabuk çözülebilmelidir. Harness sizin kilo ve boyunuza uygun seçilmeli, mutlaka denenerek alınmalıdır. Oturaktan direkt göğüs kolonuna bağlanan kolonlar, ayak kolonlarının bağlanmasının unutulmasını engellese de özellikle erkek kullanıcılar için yer çalışması veya kalkış esnasında sorun çıkarabilmektedir.
Kanat üreticileri kullanım kılavızlarında harness'te olması gereken göğüs kolonu genişliğini yazmaktadırlar. Harness'lerde Göğüs Kolonu DHV'nin önerisine paralel olarak ayarlanmalı (örneğin minimum 38 maksimum 42 cm arası) daha kısa veya uzun ölçülerde ayarlanabilmeyi engelleyecek şekilde üretilmelmektedir. Kullanıcılar Yamaç Paraşütlerinin DHV testlerinde bu gögüs açıklığı ile test edilediğini unutmamalı ve daha dar veya geniş bir açıklığın düşük seviyeli bir kanadı daha tehlikeli hale getirebileceğini unutmamalılardır.
Karşılaştırma tablosunda unutulmaması gereken husus göğüs kolonunun açıklığı kadar, karabinlerin oturaktan yüksekliğidir. Küçük ama önemli bir detay, aslında karabinlerin yüksekliği diye bahsi geçen kavram alt oturaktan gelen bağlantının, sırt'tan gelen bağlantı ile kesiştiği yerin oturaktan yüksekliğidir. Genelde bir çok harness'te bu yükseklikte karabinler olabileceği gibi bu iki bağlantının birleştiği yerden daha yüksek bir noktada da karabinler yer alabilir. Bizim için önemli olan ve ağırlık transferini esas etkileyen yükseklik alttan gelen kayısın, sırt kısmından gelen kayıs'la birleştiği bağlantının yüksekliğidir.
Harness'in yan kesidinde, oturaktan karabine uzanan kolon ve sırt bağlantısının kesiştiği nokta gösterilmeye çalışılmıştır. A yüksekliğinden ziyade B uzunluğu dikkate alınmalıdır. B'nin yüksekliği direkt olarak ağırlık transferinin hassasiyetini etkilemektedir.
Söz konu hassasiyet veya dengeyi etkileyen başlıca faktörler şunlardır;
1. Oturak'ın genişliği
2. Göğüs kolonunun mesafesi
3. Sırt desteğinin sabitliği
4. Anti Brace System, karabin genişliği ve karabinlerin oturaktan yüksekliğinin oranı
5. Rezerv veya balast pozisyonu
Sırt ve alt tespitlerinin ayrı ayrı iki aktarma ile karabine bağlandığı harness'lerde Karabin bağlamaları hataya mahal vermeyecek şekilde üretilmelidir. Pilotun hata faktörüne bağlı olarak sadece alt bağlatının Karabine tespit etmesi böylelikle engellenmelidir. Kağan Akçalar'ın bir festival sonrası dile getirdiği bir örnekte pilot harness'in sadece oturak kısmını karabine tutturmuş, sırt kısmı bu bağlantıyla sabitlenmediği için pilot'un arkası boşta, desteksiz kalmıştır.
Özelllikle yer çalışması veya sert bir iniş sonrasında Baglantı Tokalarında kalan çamur veya benzeri birikintiler mutlaka temizlenmelisdir. Bir sonraki kullanımda tokanın üzerinde kalan bu birikinti tokanın kilitlenmesini engelleyip üzerine yük geldiğinde açılmasını sağlayabilmekte ve büyük risk oluşturmaktadır.
Ayak kolonlarını bağlanmadan kalkış riskinin azaltılması için bir çok marka ayak kolonlarından göğüs kolonuna giden bir bağlantı ile harness'ten düşmeyi engellemeye çalışmaktadır. Benim buna ek olarak önerim ise uçuş sonrası ayak kolonlarını çözer çözmez gögüs kolonunun da çözülmesidir. Göğüs kolonu açık bir şekilde kanat formunu almayacak, karabinlerin arası çok açık olduğu için kanadın ön, orta kısmı kapanacaktır.
Test sonuçlarında bir diğer önemli hususta testlerin düz bir zeminde gerçekleştirilmesidir. Olası bir kaza büyük bir olasılıkla taşlı, girintili, çıkıntılı bir zemine çarpmak suretiyle gerçekleşecektir. Airbag veya Airfoam gibi korumaların dezavantajı burada ortaya çıkmaktadır. Ram Airbag ve ya Airbag Foam çarpmanın şiddetini tolere edilebilir seviyelere indirgese bile, sivri kısımların vücuda batması halinde yine de yaralanma gerçekleşmektedir. Benzer bir şekilde harness'in arka gözünde saklanan plastik şişe, telsiz veya benzeri sert cisimler de carpma anında sırta veya bel kısmına zarar verebilir.
Bir diğer önemli konu da kalkış'tan sonra elleri frenlerden bırakmadan kolayca harness'e yerleşebilmektir. Unutulmamalıdır ki bir çok kaza bu anda gerçekleşen kapanma sonucunda başımıza gelmektedir. Pilot ellerini frenden bırakıp harness'i tutup yerleşmeye çalışırken bir kapanma meydana geldiğinde frenleri tekrar bulup reaksiyon göstermesi uzun zaman almaktadır. Tek elle iki frenin tutulup, diğer elle yerleşmeye çalışmak ilk başta çözüm gibi görünse de en kolay ve emniyetli çözüm bazı markaların speed bar'a ek olarak taktıkları ayak basamağıdır (Foot Stirrup). Bu basamağın üzerine kalkıştan sonra rahatça basılarak frenler bırakılmadan harness'e yerleşmek mümkün olmaktadır.
En son olarak eğer Harnessinizin çok kirlendiğini düşünürseniz, mutlaka yıkamanız gerekirse yine kanatlarda olduğu gibi pH derecesi düşük bebek şampuanı kullanılmalıdır. Cordura deterjan benzeri temizleyicilerden çok etkilenmese de kayıs, kolonların dikildiği ipler kolayca aşınır.
Emniyetli Uçuşlar...